Periton kanseri, genellikle teşhis edilmesi çok zordur, ancak primer tümörün muayenesi veya cerrahi tedavisi sırasında veya bir hasta periton kanseri ile ilgili semptomlar geliştirdiğinde keşfedilebilir. Periton kanseri tanısı için ideal olan spesifik bir muayene yoktur. Çoğu zaman, muayenelerin bir kombinasyonu gerekir.

Bu yaklaşımlar genellikle aşağıdakileri içerir:

FİZİKSEL İNCELEME – Bazen peritoneal tümör nodülleri veya assitler karnın fiziksel incelemesi ile keşfedilebilir, ancak bu keşif tipik olarak sadece ileri vakalarda ortaya çıkar. 

TÜMÖR MARKER TESTLERİ – Bunlar vücutta kötü huylu bir tümörün varlığını gösterebilen kan testleridir, ancak bu testler çoğu kanser, özellikle periton kanseri için çok spesifik değildir. En sık kullanılan tümör belirteçleri kolon kanseri için Karsino Embriyonal Antijen (CEA), pankreas kanseri için CA 19-9 ve yumurtalık kanseri için CA-125’tir. 

ULTRASON – Bu incelemede, karın boşluğunun bilgisayar ekranında ayrıntılı bir resmini oluşturmak için ses dalgaları kullanılır. Bu inceleme, assitleri saptamak için iyidir, ancak periton kanseri veya primer tümörü tespit etmek için yeterince hassas değildir. 

BİLİSAYARLI TOMOGRAFİ (BT) – Bu ayrıntılı radyolojik inceleme, bazı durumlarda periton kanseri veya assit varlığını ortaya çıkarabilir. Maalesef, BT taraması, özellikle hastalığın erken evrelerinde periton kanseri nodüllerini tespit etmek için çok güvenilir değildir. Genel olarak, tümör nodüllerinin peritoneal kanserdeki tipik tümör nodüllerinden daha büyük olan 1 cm kadar büyük olması, BT taraması ile saptanması gerekir. 

PET TARAMASI – Bu BT’yi nükleer radyoloji ile birleştiren bir incelemedir (pozitron emisyon tomografisi) ve özellikle periton boşluğu dışındaki metastazları tespit etmek için kullanışlıdır. BT taramasına benzer şekilde, periton kanseri, tipik olarak PET ile görselleştirilemez. 

BİYOPSİ – Periton kanseri şüphesi varsa, bir biyopsi alınabilir. Biyopside, mikroskop altında incelenmek üzere vücuttan küçük bir parça doku alınır. Biyopsi, hasta deri yoluyla lokal anestezi aldıktan sonra veya hasta genel anestezi altındayken laparoskopi sırasında alınabilir. Biyopsi, karın boşluğunda kanser hücrelerinin varlığını doğrulayabilir. Primer tümör gastrointestinal sistemde yer alıyorsa, primer tümörden biyopsi almak için endoskopi gerekebilir. 

LAPAROSKOPİ – Periton kanserinden şüphelenildiğinde laparoskopi yapılabilir. Bu prosedür özellikle tümör nodüllerinden biyopsi toplamak ve periton kanserinin derecesini belirlemek için kullanışlıdır. Genellikle, kanserin kapsamı, peritoneal karsinomatoz endeksi (PCI) hesaplanarak belirlenir. 

PATOLOJİ – Tümörün küçük kısımları mikroskop altında çıkarılabilir ve incelenebilir. Kanser doğrulanabilir ve bu gözlemlere dayanarak tümörün saldırganlığı tahmin edilebilir. Spesifik teknikler kullanılarak, özellikle primer tümörün lokasyonunun henüz bilinmediği durumlarda, tümörün orijini belirlenebilir. 

ENDOSKOPİ – Primer tümör potansiyel olarak gastrointestinal kanalda bulunduğunda, bir endoskopi yapılabilir. Yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağını araştırmak için ağız yoluyla veya kalın bağırsağı (“kolonoskopi”) araştırmak için anüs yoluyla sokulur. Gastrointestinal sistemin iç tabakası endoskopla görselleştirilir. Gastrointestinal tümörlerin çoğu iç tabakadan kaynaklanır ve endoskopi ile keşfedilebilir. Tümörü görselleştirmeye ek olarak, tümörün biyopsilerinin endoskopi ile alınması, kanser varlığını doğrulamak ve ileri tedaviyi yönlendirmek için yardımcı olabilecek yöntemlerdendir.