Peritoneal Karsinomatozis Tedavileri

Periton kanseri olan tüm hastalar HIPEC ile tedavi edilemez. Örneğin karın zarı üzerindeki kanser çok fazla olması, karın dışında metastazların olması (örneğin, akciğerlerde metastazlar) veya orijin tümörünün HIPEC uygulaması için uygun olmaması gibi durumlarda (örneğin pankreas kanseri), HIPEC uygulanabilir bir seçenek olmayabilir. Böyle agresif bir hastalık tanısı konmasına rağmen, bazı hastalar klinik anlamda oldukça iyi bir durumdadır. Bu hastalara, sağ kalımı uzatmak ve periton kanseri semptomlarını mümkün olduğunca uzun süreli şekilde ve mümkün olduğu kadar çözmek için çabalayan hafifletme amaçlı tedavi sunulabilir.

Buna ek olarak, tedavi hafifletici nitelikte olduğunda, genellikle multi-disiplinerdir. Bu disiplinleri şöyle sıralayabiliriz:

ASCİT TEMİZLENMESİ

Periton kanseri birikintileri karın bölgesinde biriken sıvı üretebilir (“kötücül ascit”). Bu sıvı birikmesi karın boyutunu artırır ve rahatsızlığa, yürüme veya yatmakta zorlanmaya, iştahsızlığa, yeme zorluğuna ve hatta nefes darlığına neden olabilir. Ciddi şikayetler için ascitlerin kaldırılması gerekebilir. Ascitlerin çıkarılması genellikle karnın içine küçük bir kateter yerleştirilerek ve bir drenaj torbasına bağlanarak gerçekleştirilir. Bu prosedür sıklıkla lokal anestezi altında bir poliklinikte gerçekleştirilir ve kateter çıkarılmadan önce birkaç saat sürer. Maalesef, ascitler geri dönebilir ve tekrar drenaj gerekebilir. Bazen, tekrar drenajı kolaylaştırmak için kalıcı bir kateter yerleştirilebilir.

BAĞIRSAK TIKANMASINI ÇÖZÜMLEMEK İÇİN CERRAHİ MÜDAHALE

Bazı hastalarda, periton kanseri nodülü bağırsak sisteminin bir bölümünü tıkar. Bu tıkanıklığa karın krampları (“kolik”) eşlik edebilir. Bazı durumlarda, hasta kusmaya başlar ve yemek yiyip içemez. Tıkanıklığı gidermek için ameliyat gerekebilir. Mümkün olduğunda, bağırsak sisteminin tıkanmış kısmı kaldırılır ve gastrointestinal yolun devamlılığı onarılır. Bazen, tıkanma nedenini ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda, tıkanmanın önünde ve arkasında yer alan sağlıklı bağırsak, tıkanmayı “bypass” etmek ve abdominal yolu iyileştirmek için bağlanır. İlerlemiş olgularda, bypass ameliyatı için sağlıklı bir bağırsak mevcut olmayabilir. Bu durumlarda, ileostomi veya kolostomi gerekebilir.

BESLENME DESTEĞİ

Periton kanseri nedeniyle muzdarip olan hastalar, yeme ile daha da kötüleşen iştahsızlık ve karın ağrısı yaşayabilirler. Sonuç olarak, hastalar sonraki tedavi için sorunlu olabilen yetersiz beslenme geliştirebilirler. Özel beslenme destek ekiplerinin önerileri, yetersiz beslenmenin önlenmesine veya azaltılmasına yardımcı olabilir. Özel beslenme gastrointestinal kanalın kendisine (“enteral beslenme”) veya kan dolaşımına (“parenteral beslenme”) uygulanabilir.

AĞRI KESİCİ

Kolorektal kanserin ileri evresindeki hastalar akut ve kronik ağrı yaşayabilir. Ağrı kesici için uzman tavsiyesi ve desteği fiziksel işleyiş geri kazandırabilir, aktivite seviyelerini ve yaşam kalitesini arttırabilir, ayrıca ağrının hasta üzerindeki psikolojik etkisini azaltabilir.

SİSTEMİK TEDAVİNİN ROLÜ

Sistemik kemoterapi, kanser hücrelerini inhibe etmek veya yok etmek için tasarlanmış bir grup ilaçtan oluşur.

Bu terapi, infüzyon, hap veya her ikisinin bir kombinasyonu yoluyla uygulanabilir. Kemoterapinin başarısı, periton kanserinin kökeni dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. Yumurtalık kökenli periton kanseri olan kadınlarda, sistemik tedavinin çok etkili olduğu kanıtlanmıştır. Buna karşılık, kolorektal kökenli periton kanseri hastalarında sistemik tedavinin rolü uzun zamandır tartışılmaktadır. “Eski moda” kemoterapi bu hastalar için çok başarılı bir yaklaşım değildir. Bu sonuç, periton kanserine “kemoya dirençli” bir hastalık olarak ün kazandırmıştır. Bununla birlikte, kolorektal kanser hastalarında modern kemoterapötiklerin ve “hedeflenen ajanların” kombinasyonları ile daha iyi sonuçlar alınmaktadır.

SYSTEMIC CHEMOTHERAPY

Periton kanserinin kökenine bağlı olarak, günümüzde çeşitli kemoterapötik ilaçlar mevcuttur. Örneğin, oksaliplatin, irinotekan ve 5-FU, kolorektal kökenli periton kanseri için tek ajan olarak veya farklı kombinasyonlarda sıklıkla reçete edilir. Yumurtalık kanseri için sisplatin sıklıkla kullanılır.

Yukarıda tarif edildiği gibi “klasik kemoterapi” ile birlikte kullanıldığında, bu yeni ilaçlar son zamanlarda metastaz kanserli hastaların tedavisinde kullanılabilir hale gelmiştir. Bu ilaçlara “hedefli ajanlar” denir çünkü bunlar tümörler içindeki hayati mekanizmaları spesifik olarak inhibe etmeyi amaçlar. Bu tür bir mekanizma, “neo-anjiyojenez” adı verilen bir süreç olan, büyüyen tümörlerin kanlanmasını artırmak için gerekli olan yeni kan damarlarının oluşmasıdır.

Genel olarak, sistemik terapi, belirli periton kanseri hastalarının semptomları hafifleterek ve hayatta kalma süresini uzatarak tedavisinde önemli bir rol oynayabilir. Ancak, tüm hastalar sistemik tedaviden fayda görmeyecektir. Yan etkileri sık görülür ve ciddi olabilir.

Tedaviden önce, çoğu tıbbi onkolog “performans durumunu” belirleyerek bir hastanın klinik durumunu değerlendirir. Bu yaklaşım, bir hastanın sistemik tedaviyi tolere edip edemeyeceğini tahmin etmenin nispeten kolay bir yoludur. Sistemik tedavi alan bir hastanın tedavi edilip edilmeyeceği kararı çok disiplinli bir ekip tarafından değerlendirilmeli ve yaş, genel durum, köken ve periton kanserinin şiddeti gibi birçok faktöre dayandırılmalıdır.